|
Tarihimizin en trajedik savaşına sahne olan SARIKAMIŞ olaylarına ve gelişmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz sevgili dostlar.Ziya Paşa bir çok neden ve sebeplerden dolayı 14 aralık 1914 ‘ten sonra fırsatın kaçtığını açıkça beyan ediyordu anılarında.16 aralıkta talebesi öğretmenini azarlamaktadır diğer tarafta ve derki<<Hatalı davrandınız!.Başarılı olamadınız!.Rus ordusu burada yok edilmeliydi.Şimdi hemen harekete geçilip Rus ordusunu SARIKAMIŞTA yok edeceksiniz>> Cephelerin ve harp okulunun emektar komutanı HASAN İZZET PAŞA küstahlaşan öğrencisine pervasızca cevap verir<<Olmaz. havaları görüyorsunuz,heryerde kar var.Karakış bütün şiddeti ile bastırmıştır.Bu şartlar altında,bu mevsimde harekat faciaya dönüşebilir,kış şiddetini kaybetsin yollar açılsın düşmana haddini bildiririz>>Her emrinin yerine getirildiği padişah damadı ve orduların baş komutan vekili ENVER PAŞA duyduğu sözler karşısında asabileşerek<<Eğer hocam olmasaydınız sizi idam ettirirdim>>Duyduğu bu sözleri hazmedemeyen HASAN İZZET PAŞA çok geçmeden istifa eder ve ayrılır.Savaş tazminatı olarak BATUM’un ve BERLİN antlaşması ile RUSYA’ya verilen SARIKAMIŞ’ın geri alınması için 19 aralık 1914 ‘de harekat planını kurmaylarına sunmuş,kurmayları bu manevranın başarısızlığa uğrayacağını defalarca söylemelerine karşın,ENVER PAŞA HAREKATIN yapılmasına kara vermiştir. Oysa cephede malzemenin,iaşenin çok noksan olması bilinmesine ve çetin kış koşullarında cepheye malzeme ve iaşe temini,dağıtımı bir hayli güç olacağı tahmin edilmesine rağmen savaş kararı almak çok büyük bir risk demek değil de nedir.Bütün bu olumsuzlukların yanında RUSLAR’ın KARADENİZDE donanma üstünlüğü olması çok büyük bir güçlük değimliydi.Yinede bu olumsuzluklar içerisinde doğuya erzak götürmekte olan BAHRİ AHMER,BEZMİ ALEM ve MİTHATPAŞA gemileri,KARADENİZ’de RUS donanmalarınca yoğun top ateşine tutulmuş ve batırılmışlardır.Diğer tarftan da yine DERNE adlı 4bin tonluk gemi erzak yüküyle ZONGULDAK civarında batırılmış olup askerlerin cephede erzaksız kalmalarına sebebiyet vermişler. 21 aralıkta aldığı emirleri taburlara tebliğ ettikten sonra,alayın başına geçerken,yol kenarında tüfeği bacakları arasında dik tutarak oturur vaziyette bir asker görür ve bu görüntü ZİYA PAŞANIN canını sıkar, askeri kırbaçlar.Askerin yüzüne karşı başlar söylenmeye<<Hain kereta,arkadaşların sevinerek cepheye koşarken sen burada niye çöktün kaldın,haydi doğru kıtana!..>>Fakat erde kımıldama hareketi görmeyerek,atından inmiş eğilip yüzüne bakmış,erin gözlerinin karasının üst kapağın altına doğru kaçtığını çok bitkin bir halde olduğunu görmüş.Yoldan geçen askerlerden su istemiş,matarayı ağzına dayayıp suyun yarısı ağzına yarısıda göğsüne dökülmüş.Hemen almış onu doktora teslim etmiş ama ere yaptığı sert muameleden dolayı vicdan azabı çekmiş,bu olay aklına her geldiğinde de yüreği sızlamış. 22 aralık 1914 de 90 bin kişi ile başlayan bu büyük harekatın düşmanla mücadeleden çok çetin kış şartları ve dondurucu soğukla yapılması,gece ayazlarında ısının eksi 40-45 lerde seyretmesi acı sonun ilk habercisi olmuş ne yazıkki.Yarı aç yarı çıplak vaziyette eksi 45 derecede ne kadar dayanabilirki o koca vücut.O koca vücudu ayakta tutan kalori değilmi,aldığı besin değilmi,üzerindeki onu koruyan elbise değilmi.En önemlisi vücuttaki kanın hareketi değil mi ayakta tutan.Yürü bakalım metrelerce karın üzerinde,yürü bakalım buz gibi soğuk ve ayaza karşı.Bir taraftan düşmana karşı vatan savunması diğer taraftan da olumsuz koşullarla mücadele etmek. O an kimbilir neler geçiyordur akıllardan, kimleri düşünüyorlardır.Her biri ana kuzusu,her biri baba yavrusu,kimisi evli,kimisi bekar, belki de kimisi nişanlı.Evlerde baba yolu gözleyen çocuklar,evlat yolu gözleyen analar,yavuklusunun yolunu gözleyen nişanlılar.Bin bir umutla hayallerle bekliyorlar bekleşiyorlardır.Kimisi hayallere dalıyordur,gelecek için hayaller kuruyordur.Ne bilsinler ki dağlar geçit vermeyecek,ne bilsinler ki dağlar tüm umutları, ocakları söndürecek.Ne bilsinler ki beyaz kar tanecikleri kefen gibi üstlerine örtülecek. Bir hırs uğruna, ihtiras uğruna kaç bin yuvanın bacası tütmeyecek.Ağır kış tablosu bilançonun sonuçlarını ortaya çıkarmıştır.90 bin askerle başlayan harekattan 12 bin askerin sağ ve yaralı döndüğünü söylüyor ZİYA PAŞA.78 bin askerimiz tek kurşun atamadan karlarla örtülü dağlarda soğuğa esir düşerek şehit olmaları insana daha da acı veriyor. İnsan neden, niçin sorularını sormadan da edemiyor.Yine ZİYA PAŞA çok önemli bir noktaya temas ediyor;Rusların SARIKAMIŞ zaferini kazandıktan sonra bizi takip etmeleri durumunda ellerini kollarını sallayarak tüm Anadolu’yu istila etmelerinin içten bile olamayacağını,bitkin durumda olmalarından dolayı cesaret edemediklerini beyan ediyor.Bu savaşın tek olumlu yönünün de umulmadık bir mevsimde umulmadık bir yerde yapılması sebebiyle Rusları telaşa düşürmüş,ordumuza daha fazla önem vermeye ittiğini anlatıyor.Hatta SARIKAMIŞ’ta daha fazla askerle karşımıza çıkmalarından dolayı,ÇANAKKALE’de müttefikleri durdurup,Rusya’ya gidecek yardımların engellenmesi,çarlığın devrilmesi,Bolşevik ihtilalinin başarıya ulaşmasına etki ettiğini,Avrupa cepheleri üzerinde Rus baskısı azalan Almanların,Polonya’yı kolayca istila ettiklerini satır aralarında belirtiyor Paşa. Ruslar doğu cephesine daha da önem vererek asker sayılarını artırmışlar,Bakü petrollerinin elde çıkabileceği korkusuylada her türlü önlemi almışlar. 2 ocak 1915 günü ZİYA PAŞA yaralanmış ve 28.fırka ve sıhhiye bölüğü ile birlikte Ruslara esir düşmüş,Sibirya esir kamplarına gönderilmiş,21 ağustos 1920 de beş yılı aşkın bir zaman esir hayatından sonra kurtulup yurda dönmüştür. 78 bin Anadolu aslanının çetin kış şartlarına yenik düşmesi sanki bir ihtirasın eseriymiş gibi duruş sergiliyor.Burada en çok hüzünlenen SARIKAMIŞ olaylara tanıklığıyla,olayların yaşanmışlığıyla.Her kış ayında belkide ne acılar çekiyordur soğuktan değil,yaşadığı o günleri hatırladıkça.Sen hüzünlenme SARIKAMIŞ,sen bize tarihin en ihtişamlı armağanısın.Beyaz örtüler içinde donarak ölen binlerce şehidimizin ruhu şad olsun.Kolay gelinmedi bu günlere geçmişi unutmayalım,gelecekle ilgilide çok fazla hayal kurmayalım.Sadece varolan gekçeklerle yüzleşelim,yarınlarada bir anlık hevesler uğruna ipotek koydurmayalım.Paylaşmaktan,samimiyetten CUMHURİYETTEN yana olalım,dayanışmadan kopmadan hedef çağdaş yaşam diyerek hep ileri!.... Saygılarımla…
Favori olarak ekle (127) | Görüntüleme sayısı: 3166
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |